Okul Öncesinde Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmaları

Okul öncesi eğitim, çocuğun bir üst basamaklara hazırlanmasına katkı sağlayacak şekilde planlanmıştır. İlkokulda başlayacak olan okuma yazma sürecine hazırlık sağlamak da bu amaçlardan biridir. Okul öncesi dönemde eğitimcilerin görevi okuma yazma öğretmek değil, okuma yazma öğrenmeye gerekli alt becerilerin kazanılmasında rol oynamaktır. Çocuğun okuma yazma öğrenirken hazır bulunması ve olgunlaşması esastır. Hazır olmadan yapacağımız okuma yazma öğretimi, okul algısı ile ilgili olumsuzluklar yaşamasına, “yapamıyorum” kaygısı yaşamasına, sesleri yanlış öğrenmesine, yazma ile ilgili olumsuzluklar yaşamasına neden olur.
Okul öncesine çocukların okuma yazmaya hazır bulunmalarını artıracak neler yapılabilir? Okumaya devam et “Okul Öncesinde Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmaları”

Share

Okul Öncesi Dönemde İnce Motor Becerileri

İnce motor beceriler el ve parmak kaslarının çalışmasıyla gerçekleşen hareketlerdir, örneğin; yazmak, resim yapmak, makasla kesmek, ayakkabı bağını bağlamak, düğme iliklemek, giyinmek, fermuar açıp kapatmak, saç
taramak, çatal bıçakla yemek gibi. El-göz koordinasyonu için, ince motor becerilerin gelişimi kadar, görsel dikkat de çok önemlidir.

Okul öncesi dönemde ince motor becerilerin gelişimi ile ilgili yapılan çalışmalar, becerilerin pratik edilmesini sağlayacak ve ilkokul sürecinde başlayan okuma yazma sürecine olumlu etki edecektir. Okumaya devam et “Okul Öncesi Dönemde İnce Motor Becerileri”

Share

Çocuklarda Yaratıcılığı Desteklemenin 5 Yolu

“Büyük işler, büyük hayaller kurma özelliği olan insanlarca başarılmıştır” William Russell

Çocuklarda_Yaratıcılığı_Desteklemenin_5_YoluÇocuk demek düş kurmak, hayal dünyasında yaşamak demek…
Unutmayalım ki, yaratıcılığın gelişimi çocuğun güvenle kendini ifade edebileceği, merakını ortaya koyabileceği ortamlarda sağlanır. Okul öncesi çağdaki çocukların hayal güçlerinin gelişiminde anne- babaların ve eğitim ortamlarının önemli katkıları olur. Oyunları ve yaptığı etkinlikler sırasında ebeveynleri tarafından sık sık engellenen çocukların iç dünyasının zenginleşmesi beklenemez. Öte yandan hayal güçleri desteklenen çocukların yaratıcılığı da gelişecektir. Hayal gücü gelişmiş çocukların kelime dağarcığı daha zengin olur, problem çözmeye daha yatkındırlar, sosyal becerileri daha iyi olur, bağımsız düşünme becerisi yüksek olur. Siz de bir ebeveyn olarak çocuğunuzun hayal gücünü ve yaratıcılığını geliştirmek ve desteklemek için aşağıdaki konulara dikkat ederek yardımcı olabilirsiniz. Okumaya devam et “Çocuklarda Yaratıcılığı Desteklemenin 5 Yolu”

Share

Çocuğumuzun Yaşamında İletişim Engelleri Oluşturuyor muyuz?

Çocukluk çağı bir süreçtir. Bu süreçte bir çocuk sürekli değişim içinde yetişir, büyür, gelişir… Peki, biz yaşamımızın bu en güzel, özel filizi gelişirken onu nasıl koruyup kollamaya çalışıyoruz acaba…

ebeveyn-tutumGelişimi, güçlenmesi, tüm etkenlere dirençli olabilmesi için ona kazandırdıklarımız, kattığımız değerler acaba onu olumlu mu beslemekte? Biz yetişkinler, yapılandırma ve yönlendirmelerimizi yaparken, çocuklarımızı tanıyor muyuz, anlıyor muyuz? Başka bir bakış açısıyla, kazandırmak istediklerimizle, onların yüreklerine dokunmuş oluyor muyuz?

Hep en iyisi olsun diye düşünürüz. Sıradan olmasınlar isteriz. Bunu isterken, yaşamını, hayata bakışını ve en önemlisi arkadaş ilişkilerini etkilemiş olmaz mıyız? Yaşamla mücadele etmesini, zorluklardan yılmamasını, güçlüklere direnci, insan sevgisi ve değerleri nasıl verebiliriz veya ne yapmamalıyız ki onlar üzerindeki etkilerimiz hep olumlu yönde olabilsin?

Okumaya devam et “Çocuğumuzun Yaşamında İletişim Engelleri Oluşturuyor muyuz?”

Share

Değerler Eğitiminde Ailenin Rolü…

degerler (1)Okul öncesi dönem, çocukların değerler eğitiminin temelinin atıldığı en önemli dönem olma özelliğindedir. Değerler değişmez ilkeler olmakla beraber yaşanılan çevre, kültürel özellikler, deneyimler, eğitim gibi pek çok değişkenle farklılığa uğrayabilmektedir.

degerler (3)İyi bir değerler eğitiminin akademik başarıyı da etkilediği, yapılan araştırmalar sonucu görülmüştür. Eğer bir çocuğun okula başladığında sorumluluk, kendini kontrol gibi kişilik özelliklerinde uygun gelişme varsa, okul başarısının da olumlu etkilendiği görülmektedir. Saygı, sevgi gibi değerler ise çocuğun sosyal yaşamını etkileyen ve gelişimini sağlayan değerler olarak görülmektedir. Okumaya devam et “Değerler Eğitiminde Ailenin Rolü…”

Share

Çocukların Sorumluluk Kavramını Öğrenmesi için Küçük İpuçları…

Sorumluluk nedir? Kişinin kendine ve başkalarına karşı yerine getirmesi gereken yükümlülüklerini, zamanında yerine getirmesi bilincidir. Çok küçük yaştan itibaren öğrenilen ve gelişen bir beceridir.

sorumluluk (3)Acaba nasıl sorumluluk sahibi bireyler yetiştirebiliriz?

Öncelikle okul öncesi dönemde küçük ipuçları ile önemli davranış kazanımları ya da davranış değişiklikleri yaratabiliriz.

Peki nasıl? Okumaya devam et “Çocukların Sorumluluk Kavramını Öğrenmesi için Küçük İpuçları…”

Share

Oyun yalnızca eğlence midir?

oyun (3)Bebek ve çocukların gelişimleri sırasında olgunlaşma ve sosyal boyutun erken gelişmesinde oyunun önemi belirgindir. Ayrıca içinde yaşanılan kültürün önemli etkilerinden olan araştırma duygusunun ve kurallara uymanın öğrenildiği ve geliştirildiği yer de oyunlardır. Oyunlar önce bebeğin kendi bedensel duyumlarının araştırılması şeklinde çok küçük bir alanda başlamakta, sonra yakın çevresi içinde sürmekte ve daha sonrada büyük sosyal ortamlarda gerçekleştirilmektedir. Bebek, çocuk, ergen ya da yetişkin bir kişinin neden oyun oynadığı sorusunun birçok yanıtı vardır. Bunlardan birincisi, içten gelen enerjinin boşaltılması için oyun oynanmaktadır. İkincisi, türe özgü davranışların çok uzun bir süredir aktarılmasına ve sürdürülmesine yardım etmektedir. Bu görüşe örnek olarak, kedi yavrusunun fare yakalamadan önce bir şeylerle oynaması ya da kız çocukların bebeklerle oynayarak annelik alıştırması yapmasını verebiliriz. Üçüncü yanıta göre oyun, gelecekteki becerilerin geliştirildiği bir alan olarak görülebilir. Okumaya devam et “Oyun yalnızca eğlence midir?”

Share

Kimse Benimle Konuşmuyor!

page_babanin-yalnizca-adi-var-babalarin-yuzde-97si-yemek-yapmiyor-yuzde-72si-cocuklariyla-oyun-oynamiyor_410463053Genelde aileler çocukların konuşmayı çok sevdiklerini, çok soru sorduklarını söylerler. Evet onların anlatacak çok şeyleri vardır fakat anne – babaların da günümüz şartlarında onları dinleyecek zamanları biraz azdır. Yoğun tempoda çalışan anne – babalar ya yakınlarına ya da yabancı bakıcılara çocuklarını teslim ederek gerekli desteği verdiklerini düşünürler. Bu süreç içerisinde çocuk genellikle yalnız oyun oynar ya da televizyonda izlediği çizgi filmlerde konuşmaları dinler, ilgisini çeken ve genellikle uygun olmayan kelimeleri hafızasına kaydeder, sonrasında kaydettiği sözcükleri cümlelerinde kullandığında ebeveynler ve öğretmenler olarak şaşırırız.

Okumaya devam et “Kimse Benimle Konuşmuyor!”

Share