Daha İyi Bir Kitap Okuma Deneyimi için 7 Öneri

“Çocuklarınıza doğumdan itibaren kitap okuyunuz” önerilerini görmüş, hakkında yazılar okumuş ve her zaman destekçisi olmuş bir eğitimciyim. Fakat anne olduktan sonra bunu artık sadece desteklemiyor, bir uygulayıcı konumunda bu tespitlerin doğruluğunu şaşkınlıkla ve hayranlıkla görüyorum; yaşıyorum.

Oğlum Serdar henüz küçücük bir bebekken ona resimli kartlar ve kitaplarla kelimeleri tanıtıyordum. Herhangi bir tepki yoktu, ta ki Serdar biraz büyüyene kadar. Yaşını doldurmaya yakın basit hikaye kitaplarını okumaya başlamıştık. Konuşarak ona anlatamadığım şeyleri, kitaptaki karakterler benim yerime ona anlatıyor ve Serdar onları taklit etmeye çalışıyordu. Örneğin, “Max, uçağını uçurmayı çok severmiş” cümlesini okuduğum anda; Serdar elini uçak yapıp “Vuuuuh” diye taklitler yapıyordu.

Çocuklara kitap okumanın etkilerini kendi hayatında görmüş bir eğitimci olarak özellikle de okul öncesi dönemdeki ders planlamalarımızda hikayelere ağırlık vermekle ne kadar doğru bir karar verdiğimize bir kez daha ikna oldum.

Okumaya devam et “Daha İyi Bir Kitap Okuma Deneyimi için 7 Öneri”
Share

3 2 1 Sobe! Buldum sizi hadi çıkın!

Hepimizin arkadaş buluşmalarında tekdüze sohbetlerden sıkılıp ayıp olmasın diye elimizi telefona götürmediğimiz ama fark etmeden de uzaklara daldığımız, girilen toplantıda konudan uzaklaşıp pencerenin dışındaki ağaca konmuş kuşları izlediğimiz zamanlar olmuştur. Genelde de böyle zamanların sonunda o anlarla ilgili aklımızda hiçbir şey kalmaz. Anılarımızı zihnimize kazıyan şey duygularımızdır. Geçmişe dönüp baktığımızda bir doğum günü sürprizini güzel bir anı haline getiren o anki şaşkınlık ve mutluluğumuzdur. Aldığımız bir ölüm haberini, yaşadığımız derin üzüntüyle; annemizin saçımızı okşayışı, hissettiğimiz huzurla; sevgilimizle ilk buluşmamız ise kalbimizin heyecandan deli gibi çarpmasıyla canlanır hafızamızda.

Peki en güzel zamanlarımız, en mutlu anılara sahip olduğumuz zamanlar ne zamandı? Buna çoğu kişinin vereceği cevap çocukluğum olurdu herhalde. O yüzdendir ki 70’ler bahane 80’ler şahanedir. 90’lar çocukluğun yaşandığı son nesildir çünkü şu an hali hazırda orta yaşlı olan kesim bu kuşaktandır ve onlara göre en güzel zaman 90’lardır. Çocukluğumuz, hem en çok oyun oynadığımız (hatta attığımız her adımın oyun olduğu) hem de en çok şeyi öğrendiğimiz zamandır. Öyle ki şu zamanda yeni bir dil öğrenmek için kurslara tonla paralar harcamak zorunda kalırken çocukken sıfırdan bir dil öğreniyoruz. Her gün yeni bir nesneyle karşılaşıyor, onu merak ediyor, belki üniversitesini bitirmiş, mastırını yapmış birini bile cevapsız bırakacak sorular soruyoruz. Peki bunca öğrenme işini kotarıp bir de nasıl sürekli oyun oynamışız? İşte bunu düşündüğümüzde anlıyoruz ki aslında öğrenme süreci dediğimiz şey, oyunlarımızın ta kendisi.

Okumaya devam et “3 2 1 Sobe! Buldum sizi hadi çıkın!”
Share

“Kafa Molası” Nedir? Çocuklar Neden Buna İhtiyaç Duyar?

Son çalışmalar, yeni bir bilgi transferi yapılmadan önce verilen bir boşluk olduğunda insanların daha iyi öğrendiğini söylüyor. Bu hipokampüsün (beynin hafızadan sorumlu kısmı) 20-30 dakika sonrasında bunalması yüzünden.

Şunu her zaman yaparım: Bitirmem gereken bir iş vardır – örneğin şu anda yazdığım yazı gibi – oturur uzunca bir süre onunla ilgilenirim ve bir an gelir artık beynim o işi yapmaya odaklanamaz ve kendimi internette gezinirken ya da bambaşka bir şey yaparken bulurum.

Herkesin odaklanmakla ilgili benzer deneyimleri olmuştur; fakat nedense çocuklardan tüm ders boyunca, hatta tüm okul günü tam dikkat kesilmelerini ve derslere yüzde yüz katılım göstermelerini bekleriz. Etkinlikten etkinliğe, dersten derse koşan çocuklarımızın dikkatleri dağıldığında ise kendimizi yetersiz hissederiz. Neden dikkatlerini çekemiyorum? Neden beni dinlemiyorlar? Diye kendimizi sorgularız.

İşte bu noktada Türkçeye “Kafa Molası” olarak çevirdiğim “Brain Break” kavramını sizlerle tanıştırmak ve neden kullanmamız gerektiğini açıklamaya çalışacağım.

“Kafa Molası” nedir?

Kafa molaları 1 – 5 dakikalık, çoğunlukla bedensel hareket içeren, tabiri caizse silkelenmemizi sağlayan aktivitelerdir. Bu minik aktivite ile tekrardan konsantrasyon sağlamamıza yarayacak enerjiyi yüklemiş oluyoruz.

Okumaya devam et ““Kafa Molası” Nedir? Çocuklar Neden Buna İhtiyaç Duyar?”
Share

Okul Öncesinde Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmaları

Okul öncesi eğitim, çocuğun bir üst basamaklara hazırlanmasına katkı sağlayacak şekilde planlanmıştır. İlkokulda başlayacak olan okuma yazma sürecine hazırlık sağlamak da bu amaçlardan biridir. Okul öncesi dönemde eğitimcilerin görevi okuma yazma öğretmek değil, okuma yazma öğrenmeye gerekli alt becerilerin kazanılmasında rol oynamaktır. Çocuğun okuma yazma öğrenirken hazır bulunması ve olgunlaşması esastır. Hazır olmadan yapacağımız okuma yazma öğretimi, okul algısı ile ilgili olumsuzluklar yaşamasına, “yapamıyorum” kaygısı yaşamasına, sesleri yanlış öğrenmesine, yazma ile ilgili olumsuzluklar yaşamasına neden olur.
Okul öncesine çocukların okuma yazmaya hazır bulunmalarını artıracak neler yapılabilir? Okumaya devam et “Okul Öncesinde Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmaları”

Share

Azı Karar, Çoğu Zarar

Ödev kavramı hakkında öğretmenlerin, öğrencilerin ve ailelerin birbirinden farklı olumlu ve olumsuz tutumları var. Bazı kişiler ödevi gereksiz bulurken bazı kişiler yararlı ve gerekli buluyor. Bu farklılığa sebep olan tek önemli nokta: “Ödevin kalitesi“.

Peki kaliteli ödev nasıl olmalı?
• Öncelikle ödev, öğrencilerin dikkat sürelerine göre hazırlanmalı. Öğrencinin saatlerini alacak ödevlerin ona hiçbir katkısı yok. Ayrıca bu durum öğrencinin ödev hakkında olumsuz düşünceler geliştirmesine neden olur.
• Öğrencinin sınıfta öğrendiği konuyu pekiştirmesine olanak vermeli. Öğrenci sınıf ortamında görmediği bir yönergeyle ödev sayfasında karşılaşmamalı. Okumaya devam et “Azı Karar, Çoğu Zarar”

Share

Matematik Dersinde Çocuklar Parmaklarını Kullanmalılar mı?

İkinci ve üçüncü sınıfı her okuttuğumda velilerimin şu sorusu ile karşılaşırım. Öğretmenim geçen yıl abaküs ve çubuk ile işlem yapıyorlardı. Bu yıl parmakla. Ne zaman parmakla hesaplamayı bırakacaklar?

Karşılaştığım bir diğer soru ise çarpım tablosunu nasıl ezberleyecek? Yöntemini anlatınca bu sefer de hep parmakla mı yapacaklar? Ben de onlara çocukların ellerini aktif kullanmasının öneminden bahsederim. İlkokulda öğretmenimiz parmakla hesaplamamızı istemezdi. Ben de siyah önlüğümün cebine elimi sokar parmakla hesap yapardım. Sonra tahtaya işlem sonucunu yazardım. Okumaya devam et “Matematik Dersinde Çocuklar Parmaklarını Kullanmalılar mı?”

Share

SCAMPER Düşünme Tekniği

Scamper düşünme tekniği yaratıcı düşünmenin geliştirilmesinde kullanılan oldukça kolay ve eğlenceli bir beyin fırtınası yöntemidir. Bu yöntem ile evde hikaye okuma zamanlarının hem keyfini hem de faydasını arttıracağınızdan şüpheniz olmasın…

Scamper tek bir nesneye yöneltilen düşünme yöntemi serisidir. Bunun için tek bir nesne seçilir, beyin fırtınası yoluyla bu nesne değiştirilip, geliştirilir. Scamper’ın felsefesi ‘Her fikir, var olan başka bir fikirden doğar.’

S- SUBSTITUDE (YERİNE KOYMA): Bu aşamada o nesne yerine başka hangi nesnenin konulabileceği üzerinde çalışılır.
Örneğin:
– Ayakkabı yerine ne kullanabilirim?
– Hangi materyallerden yararlanabilirim?
– Elbise askısı yerine ne kullanabilirim? Okumaya devam et “SCAMPER Düşünme Tekniği”

Share

Çocuğum Dışlanıyor Ne Yapmalıyım?

Arkadaş ilişkileri çocukların gelişiminde büyük rol oynar. Aileden sonra yoğun etkileşime girdiği ilk kişiler arkadaşlarıdır.

Sosyal çevre ve gelişimi arttıkça daha çok arkadaş ihtiyacı duyar. İlkokula başlaması ile gruba dahil olma, lider olma isteği, popüler olma isteği artar. Bu sayede çocuk beğenildiğini hisseder. Kabul gördüğü durumlarda mutlu olur. Reddedildiğinde kızar, üzülür, içe döner. Bu durumda çocuk eve mutsuz gelir. Anne ve babalar çeşitli çözümler bulmaya çalışır. Zaman zaman onlarla üzülen anne baba, bu durumun sürekli olacağını düşünür ve kaygı duyar. Oysa ki küçük ip uçları ile çocuğumuza büyük yardımlar yapabiliriz. Okumaya devam et “Çocuğum Dışlanıyor Ne Yapmalıyım?”

Share

Okul Öncesi Dönemde İnce Motor Becerileri

İnce motor beceriler el ve parmak kaslarının çalışmasıyla gerçekleşen hareketlerdir, örneğin; yazmak, resim yapmak, makasla kesmek, ayakkabı bağını bağlamak, düğme iliklemek, giyinmek, fermuar açıp kapatmak, saç
taramak, çatal bıçakla yemek gibi. El-göz koordinasyonu için, ince motor becerilerin gelişimi kadar, görsel dikkat de çok önemlidir.

Okul öncesi dönemde ince motor becerilerin gelişimi ile ilgili yapılan çalışmalar, becerilerin pratik edilmesini sağlayacak ve ilkokul sürecinde başlayan okuma yazma sürecine olumlu etki edecektir. Okumaya devam et “Okul Öncesi Dönemde İnce Motor Becerileri”

Share

Çocuklarda Yaratıcılığı Desteklemenin 5 Yolu

“Büyük işler, büyük hayaller kurma özelliği olan insanlarca başarılmıştır” William Russell

Çocuklarda_Yaratıcılığı_Desteklemenin_5_YoluÇocuk demek düş kurmak, hayal dünyasında yaşamak demek…
Unutmayalım ki, yaratıcılığın gelişimi çocuğun güvenle kendini ifade edebileceği, merakını ortaya koyabileceği ortamlarda sağlanır. Okul öncesi çağdaki çocukların hayal güçlerinin gelişiminde anne- babaların ve eğitim ortamlarının önemli katkıları olur. Oyunları ve yaptığı etkinlikler sırasında ebeveynleri tarafından sık sık engellenen çocukların iç dünyasının zenginleşmesi beklenemez. Öte yandan hayal güçleri desteklenen çocukların yaratıcılığı da gelişecektir. Hayal gücü gelişmiş çocukların kelime dağarcığı daha zengin olur, problem çözmeye daha yatkındırlar, sosyal becerileri daha iyi olur, bağımsız düşünme becerisi yüksek olur. Siz de bir ebeveyn olarak çocuğunuzun hayal gücünü ve yaratıcılığını geliştirmek ve desteklemek için aşağıdaki konulara dikkat ederek yardımcı olabilirsiniz. Okumaya devam et “Çocuklarda Yaratıcılığı Desteklemenin 5 Yolu”

Share