Sevgili Helikopter Ebeveynler: Lütfen Durun

Merhaba! Ben bir öğretmenim.

Siz ise bu satırları okuyan bir ebeveyn olabilirsiniz. Çocuğunu önemseyen ve onun için her şeyin en iyisini isteyen, ona çok ama çok değer veren bir ebeveyn. Okulda keyifli vakit geçirirken, aynı zamanda sınavlardan en yüksek notları alsın; sorunlarla muntazam şekilde baş edebilirken, aynı zamanda arkadaş edinmede hiç zorluk yaşamasın isteyen özverili bir ebeveyn.

Size iyi bir haberim var, ben de öğrencilerim için aynen bunları istiyorum. Okumaya devam et “Sevgili Helikopter Ebeveynler: Lütfen Durun”

Share

Dil Öğreniminde Ödevin Önemi…

Öğrencilerin ve bazen de velilerin korkulu rüyası ev ödevi. Ödev dendiğinde ayaklar geri geri gidiyor nedense. Oysa ödev, bir konuyu pekiştirmenin de en iyi yollarından biri…

Ödevlerin kontrolü sırasında bazı öğrencilerin düğüne vs. gittikleri için veya teyzeler, kuzenler geldiği için ödevlerini yapamadıklarını hatta ebeveynlerin çocukları bu konuda yüreklendirdiklerini duyuyorum. Ödev her şeyden önce çocuğun sorumluluk duygusunu geliştirir. Ödevini yapmak isteyen çocuğa gerekli koşullar sağlanmalı, anne ve babaya yaşamın yoğun temposu içerisinde bu koşulları sağlamak bazen zor gelse de, bu konuda çocuğa destek olunmalı. Okumaya devam et “Dil Öğreniminde Ödevin Önemi…”

Share

Okul Öncesi Dönemde İnce Motor Becerileri

İnce motor beceriler el ve parmak kaslarının çalışmasıyla gerçekleşen hareketlerdir, örneğin; yazmak, resim yapmak, makasla kesmek, ayakkabı bağını bağlamak, düğme iliklemek, giyinmek, fermuar açıp kapatmak, saç
taramak, çatal bıçakla yemek gibi. El-göz koordinasyonu için, ince motor becerilerin gelişimi kadar, görsel dikkat de çok önemlidir.

Okul öncesi dönemde ince motor becerilerin gelişimi ile ilgili yapılan çalışmalar, becerilerin pratik edilmesini sağlayacak ve ilkokul sürecinde başlayan okuma yazma sürecine olumlu etki edecektir. Okumaya devam et “Okul Öncesi Dönemde İnce Motor Becerileri”

Share

Çocuğunuz spor yapsın istiyorsanız…

Her şeyden önemlisi, şunu bilmelisiniz ki ebeveynler spor yaparsa çocuklar da yapar.

anne-kiz-sporÇocuklarımızın egzersiz yapmasını istiyorsak, onların bu tip işlerden mutlaka keyif alması ve giderken istekli olması beklenir. Öncelikli olarak çocuğunun o sporu sevmesi, eğer sevmiyorsa çocuğa bu sporu sevdirebilmenin yollarının aranması gerekir. Eğer her şeye rağmen, çocuğunuz bu sporu sevmediyse ona başka bir sporu deneme fırsatı verilmesi gerekir. Biliyorsunuz ki çocuklarımız da bizim gibi sevmediği işleri çok zor yaparlar. Okumaya devam et “Çocuğunuz spor yapsın istiyorsanız…”

Share

Ebeveynlerin Fark Etmeden Yaptıkları 7 Hata

Bu yedi maddeyi iyi okumanızı öneriyoruz. Her ne kadar davranışlarımıza dikkat etsek de bazen işte biz de hata yapıyoruz ve aşağıdaki örnekler de onu gösteriyor. Bu davranışlarla farkında olmadan kötü örnek oluyoruz.

1.TUTARSIZLIKtuttur
Daha dün oyuncak aldığınız çocuğunuza bugün evden çıkarken alışveriş merkezine gittiğinizde bir şey almayacağınızı söylediniz. Alışveriş merkezine gittiğinizde çocuğunuz her gördüğü şeyi istemeye başladı, siz ‘hayır’ dedikçe o ağladı, kendisini yerden yere attı, size vurdu hatta sizi sevmediğini kötü bir anne olduğunuzu herkesin içinde haykırdı. Siz de ‘peki ama bu seferlik, al, al da sus, amann peki peki’ gibi cümleler söyleyip istediği bir şeyi aldınız. İşte o anda çocuğunuza ‘Devamlı ister, ağlar, tutturup onu sevmediğimi söylersem, vurursam annemi bıktırırsam ona istediğimi aldırırım’ı yaşayarak öğrettiniz. Okumaya devam et “Ebeveynlerin Fark Etmeden Yaptıkları 7 Hata”

Share

Ne sıcak, ne soğuk… Serin Olmak…

1Bu sözü yıllar önce Gazi Mahallesinde Baba Destek Programı uygulanırken duyduğumdan beri aklımın hep bir tarafında tutarım. Bu sözü söyleyen, 60’lı yaşlarda, okuma yazma bilmeyen ve 6 yaşındaki oğlu için ısrarla eğitime devam eden Ali amcadan duydum. Ali amca konuşkan bir katılımcıydı ve ne vakit söz alsa eğitimci bir türlü toparlayamıyor ve Ali amcanın sözünü kesmek durumunda kalıyordu. Sözünün kesildiği anlardan birinde Ali amca sinirlendi ve sesini de biraz yükselterek “Hoca, hoca eşle, çocukla serin olacan diyorum, serin” dedi.

Aslında Ali amca, gelişim psikolojisi ve aile eğitimleri literatürünü, bir cümle ile özetlemiş ve saptamasını yapmıştı. Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın kültürlerarası psikoloji alanında ödül almasına temel teşkil eden “ Özerk İlişkisel Benlik Kuramı” nın kısa bir özeti gibi bu cümle.* (Çiğdem hanım bu sözüme ne der, nasıl yorumlar merak ediyorum.)

Özerk İlişkisel Benlik Kuramını tanıtabilmek için öncelikle kavramları biraz açmak gerekiyor. Çocuğun benlik gelişiminde iki temel dinamikten bahsedilebilir. Bunlardan ilki anne baba sevgisi, diğeri ise anne baba denetimi. Okumaya devam et “Ne sıcak, ne soğuk… Serin Olmak…”

Share

Şimdi Okullu Olduk, Sınıfları Doldurduk…

1aÇocuk için okula başlamak yeni bilgiler edineceği yepyeni bir dünyanın başlangıcıdır. Öğrenme ve sosyal yönünün yanı sıra duygusal açıdan da çocuk için büyük bir değişikliktir. İçine doğduğu ilk sosyal çevresi olan ailesinden ayrılarak yeni ilişkiler kuracağı bir gruba girmektedir.

Çocukların kişiliklerinin ve bireyselliklerinin biçimlenmesinde, ev ve okul çevresindeki kişilerle etkileşimlerinin büyük rol oynadığı bu dönem oldukça önemlidir. Bu süreçte çocuklar kadar ebeveynlerde çok heyecanlanır. Günler öncesinden okul hazırlıkları başlar. Çantalar, kıyafetler alınır. Okul hayatıyla yeni tanışacak çocuk ve ebeveynler için yaşanan bu tatlı heyecanın yanı sıra birçok belirsizlik de vardır; ‘Çocuğum ilk gün ağlayacak mı?’ Arkadaşları ile uyum sağlayacak mı? ‘Sorumluluklarını yerine getirebilecek mi?’ gibi pek çok soru ailelerin kafasını meşgul eder. Okumaya devam et “Şimdi Okullu Olduk, Sınıfları Doldurduk…”

Share

Resimli Kitaplarla İngilizce Öğrenmek…

resimlikitaplarla1Her yıl binlerce resimli çocuk kitabı basılıyor ve baktığınızda kitapçılardaki çocuk bölümleri, en iyi ressamlar tarafından hazırlanan eski ya da yeni sevilen kitapların muhteşem seçeneklerini sunuyor. Ana dili İngilizce olup da bu kitapların tadını çıkaran çocukların yararlandığı bu olanaktan İngilizceyi ek bir dil olarak öğrenen küçük çocukların da yararlanmaması için hiçbir neden yoktur. Fakat yabancı kaynaklar ana dili İngilizce olan çocuklara yönelik hazırlandıkları için kitap seçiminde biraz dikkatli davranmak gerekiyor. Yani çocuğunuzun yaşına uygun gibi görünen bir kitap İngilizce seviyesi olarak yüksek olabiliyor. Bu yüzden çocuğunuzun yaşına göre değil de kitabın içeriğine göre seçim yapmanız faydalı olacaktır. Kitabın mutlaka içine bir göz atın, kelime ve cümle seçimlerine bakın; okuduğunuzda anlayabilecek mi onu tartın. Bazen kitaptaki cümleler, kelimeler direkt okuduğunuzda anlaşılması zor olabilir, ama bu kez siz okuduktan sonra sadeleştirerek tekrar anlatım yapabilirsiniz. Ya da okumayıp, resimler üzerinden anlatım yapabilir, görseller üstünden konuşabilirsiniz. Ama İngilizceden Türkçeye çeviri yapmadığınızdan emin olun. Çeviri yapmak, çocuğu Türkçe düşünmeye yönlendirecektir. Okumaya devam et “Resimli Kitaplarla İngilizce Öğrenmek…”

Share

Abur Cubur… Hapur Hupur…

okulGünümüz çocuklarının beslenme alışkanlıklarını oldukça etkileyen ve çok az kişinin değindiği bir etken vardır; son yıllarda aile yapıları ve çalışma alışkanlıklarında yaşanan değişimler. İnsanlık tarihi boyunca yemek yemek önemli bir toplumsal olaydır ve yemek geleneklerine halen önem veren ülkelerde yemekten alınan lezzet, yeme koşulları ile ilişkilendirilmiştir: hazırlama ve sunum, aile toplantıları ve sofra sohbetleri… Ancak gelişmiş uluslarda yemeğin hazırlanması yalnızca paketi açmak ve gerekiyorsa mikrodalgayı çalıştırmaktan ibaret hale geldikçe, yemek yemek giderek yalnız başına yapılan bir aktiviteye dönmüştür.

2005 yılında Birleşik Krallık’ta 2000 aileye uygulanan bir anket, ailelerden %20’ sinin birlikte hiç sofraya oturmamış olduğunu (!), geri kalanların dörtte üçününse yemeklerini televizyon izlerken yediğini ortaya çıkardı. Daha da ötesi, çoğunlukla aile fertleri aynı televizyonu bile izlemiyorlardı. Birlikte yemek yemekten yalnız yemek başına yemeye doğru bu toplumsal değişim, elektrik hızıyla gerçekleşen birçok başka kültürel değişimin ikincil etkisi olarak neredeyse yorum yapmaya bile izin vermeyecek kadar kısa sürede gerçekleşti. Okumaya devam et “Abur Cubur… Hapur Hupur…”

Share

Değerler Eğitiminde Ailenin Rolü…

degerler (1)Okul öncesi dönem, çocukların değerler eğitiminin temelinin atıldığı en önemli dönem olma özelliğindedir. Değerler değişmez ilkeler olmakla beraber yaşanılan çevre, kültürel özellikler, deneyimler, eğitim gibi pek çok değişkenle farklılığa uğrayabilmektedir.

degerler (3)İyi bir değerler eğitiminin akademik başarıyı da etkilediği, yapılan araştırmalar sonucu görülmüştür. Eğer bir çocuğun okula başladığında sorumluluk, kendini kontrol gibi kişilik özelliklerinde uygun gelişme varsa, okul başarısının da olumlu etkilendiği görülmektedir. Saygı, sevgi gibi değerler ise çocuğun sosyal yaşamını etkileyen ve gelişimini sağlayan değerler olarak görülmektedir. Okumaya devam et “Değerler Eğitiminde Ailenin Rolü…”

Share