Sevgili Helikopter Ebeveynler: Lütfen Durun

Merhaba! Ben bir öğretmenim.

Siz ise bu satırları okuyan bir ebeveyn olabilirsiniz. Çocuğunu önemseyen ve onun için her şeyin en iyisini isteyen, ona çok ama çok değer veren bir ebeveyn. Okulda keyifli vakit geçirirken, aynı zamanda sınavlardan en yüksek notları alsın; sorunlarla muntazam şekilde baş edebilirken, aynı zamanda arkadaş edinmede hiç zorluk yaşamasın isteyen özverili bir ebeveyn.

Size iyi bir haberim var, ben de öğrencilerim için aynen bunları istiyorum. Okumaya devam et “Sevgili Helikopter Ebeveynler: Lütfen Durun”

Share

Okul Öncesinde Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmaları

Okul öncesi eğitim, çocuğun bir üst basamaklara hazırlanmasına katkı sağlayacak şekilde planlanmıştır. İlkokulda başlayacak olan okuma yazma sürecine hazırlık sağlamak da bu amaçlardan biridir. Okul öncesi dönemde eğitimcilerin görevi okuma yazma öğretmek değil, okuma yazma öğrenmeye gerekli alt becerilerin kazanılmasında rol oynamaktır. Çocuğun okuma yazma öğrenirken hazır bulunması ve olgunlaşması esastır. Hazır olmadan yapacağımız okuma yazma öğretimi, okul algısı ile ilgili olumsuzluklar yaşamasına, “yapamıyorum” kaygısı yaşamasına, sesleri yanlış öğrenmesine, yazma ile ilgili olumsuzluklar yaşamasına neden olur.
Okul öncesine çocukların okuma yazmaya hazır bulunmalarını artıracak neler yapılabilir? Okumaya devam et “Okul Öncesinde Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmaları”

Share

Yaratıcılığınızı Canlı Tutmanın 50 Yolu

1. Yanında bir eskiz/karalama defteri taşı.
2. Bir dans partisi düzenle.
3. Taşları boya.
4. Odanı yeniden dekore et.
5. Doğa yürüyüşüne çık.
6. Dallar ve yapraklar topla, onlarla bir şeyler yap.
7. Kendine bir sığınak inşa et.
8. Ev yapımı hamur ya da slime yap.
9. Sık sık kitap oku ve kütüphaneye git.
10. Karakterler yarat, hikaye yaz ve bunu bir kitaba dönüştür.
11. Offline ol. Bir süre TV, tablet ya da telefonsuz kal!
12. Yeni bir hobi dene.
13. Günlük tutmaya başla.
14. Soru sor. Hem de bir sürü!
15. Yeni bir müzik aleti öğren.
16. Karton kutudan bir şey yarat.
17. Yeni bir yiyecek tat ya da dünya mutfaklarından bir şey dene.
18. Bir müze gez.
19. Yardıma ihtiyacı olan birine yardım et.
20. Bir şey yap ve bunu satmayı dene. Okumaya devam et “Yaratıcılığınızı Canlı Tutmanın 50 Yolu”

Share

Azı Karar, Çoğu Zarar

Ödev kavramı hakkında öğretmenlerin, öğrencilerin ve ailelerin birbirinden farklı olumlu ve olumsuz tutumları var. Bazı kişiler ödevi gereksiz bulurken bazı kişiler yararlı ve gerekli buluyor. Bu farklılığa sebep olan tek önemli nokta: “Ödevin kalitesi“.

Peki kaliteli ödev nasıl olmalı?
• Öncelikle ödev, öğrencilerin dikkat sürelerine göre hazırlanmalı. Öğrencinin saatlerini alacak ödevlerin ona hiçbir katkısı yok. Ayrıca bu durum öğrencinin ödev hakkında olumsuz düşünceler geliştirmesine neden olur.
• Öğrencinin sınıfta öğrendiği konuyu pekiştirmesine olanak vermeli. Öğrenci sınıf ortamında görmediği bir yönergeyle ödev sayfasında karşılaşmamalı. Okumaya devam et “Azı Karar, Çoğu Zarar”

Share

Sosyal Etkinlik Candır…

Eğitim, bireyi topluma kazandırmak ve hayata hazırlamaktır. Bunları yaparken çocuklarımızın düşünen, eleştiren, sorgulayan, bireyler olmalarına da önem vermek; tabii bunun yanında toplum olarak ihtiyacımız olan sosyal birey algısını da oluşturmak gerekir.

Çocuklarımıza bütün bu olumlu özellikleri kazandırmak için onları okulda sosyal aktivitelerle buluşturmanın yanı sıra sosyal yaşamda da sanatla, sporla ve müzikle buluşturmak için aile ve öğretmenlerine önemli görevler düşüyor. Sosyal etkinlikler bu sürecin en önemli yapıtaşıdır. Bireye birey olma yolunda kazandıracağı çok önemli kazanımları vardır.

Sosyal etkinliğe katılan çocuklarda ne gibi gelişmeler olur?

• İletişim becerileri kuvvetli olur.
• Özgüvenleri artar.
• Yapabilirliklerini farkına vardıkları için öz farkındalıkları gelişir.
• Sorumluluk almaktan çekinmezler. Sorumluluklarını yerine getirmekte daha yeteneklidirler.
• Topluma, toplumsal olaylara daha duyarlı olurlar.
• Daha programlı olurlar. Zaman yönetimi konusunda daha verimlidirler..
• Daha pozitif ve objektiftirler.
• Öz denetimleri gelişir.
• Anlama, kavrama, uygulama, analiz, sentez basamaklarında gelişmeler görülür.
• Tüm bunların yanında takım olmak, birey olmak kavramlarını öğrenirler. Toplumsal uyumda daha az sorun yaşarlar.

Tüm bunlarla birlikte daha mutlu bir birey olurlar.

Anne – baba olarak çocuğumuza yapacağımız en önemli yatırım ve yardım iyi bir eğitim ve bunun yanında ileride yapabileceği bir hobisi olması adına yol gösterici olmaktır.

Fatma PEKTAŞ SELAMİ
Sınıf Öğretmeni

KALEV İlkokulu

Share

Matematik Dersinde Çocuklar Parmaklarını Kullanmalılar mı?

İkinci ve üçüncü sınıfı her okuttuğumda velilerimin şu sorusu ile karşılaşırım. Öğretmenim geçen yıl abaküs ve çubuk ile işlem yapıyorlardı. Bu yıl parmakla. Ne zaman parmakla hesaplamayı bırakacaklar?

Karşılaştığım bir diğer soru ise çarpım tablosunu nasıl ezberleyecek? Yöntemini anlatınca bu sefer de hep parmakla mı yapacaklar? Ben de onlara çocukların ellerini aktif kullanmasının öneminden bahsederim. İlkokulda öğretmenimiz parmakla hesaplamamızı istemezdi. Ben de siyah önlüğümün cebine elimi sokar parmakla hesap yapardım. Sonra tahtaya işlem sonucunu yazardım. Okumaya devam et “Matematik Dersinde Çocuklar Parmaklarını Kullanmalılar mı?”

Share

SCAMPER Düşünme Tekniği

Scamper düşünme tekniği yaratıcı düşünmenin geliştirilmesinde kullanılan oldukça kolay ve eğlenceli bir beyin fırtınası yöntemidir. Bu yöntem ile evde hikaye okuma zamanlarının hem keyfini hem de faydasını arttıracağınızdan şüpheniz olmasın…

Scamper tek bir nesneye yöneltilen düşünme yöntemi serisidir. Bunun için tek bir nesne seçilir, beyin fırtınası yoluyla bu nesne değiştirilip, geliştirilir. Scamper’ın felsefesi ‘Her fikir, var olan başka bir fikirden doğar.’

S- SUBSTITUDE (YERİNE KOYMA): Bu aşamada o nesne yerine başka hangi nesnenin konulabileceği üzerinde çalışılır.
Örneğin:
– Ayakkabı yerine ne kullanabilirim?
– Hangi materyallerden yararlanabilirim?
– Elbise askısı yerine ne kullanabilirim? Okumaya devam et “SCAMPER Düşünme Tekniği”

Share

İlle de Oyun…

Oyun, çocuğun gelişiminde çok önemli bir yer tutar. Fiziksel gelişimi destekleyip enerji atmasını sağlamanın çok daha ötesinde kazanımlar verir çocuğa. Bir grup içinde sözlü ya da sözlü olmayan şekilde kendini ifade etmeyi pratik eder. Diğer arkadaşlarının cümlelerini, tepkilerini, mimiklerini ve beden dillerini tanır. Sıra bekleme, takip etme gibi önemli davranışları gelişir. Alan ve oyun malzemesi kullanımı konularında özen duygusu gelişir. Paylaşmayı, kurallar koymayı-uymayı, uzlaşmayı, paylaşmayı, işbirliği yapmayı, problem çözmeyi oyunla pratik eder. İnisiyatif kullanmak, sorumluluk ve risk almak gibi önemli kavramlarla oyunla tanışır. Oyun oynanmadan dolu dolu yaşanan bir çocukluktan da bahsedilemez. Sosyal hayatının içindeki duruşunu belirleyebilmenin yolu da gene oyunlardan geçer.

Her çocuğun mutlaka deneyimlemesi gerektiğine inandığım geleneksel çocuk oyunlarından bahsetmek istiyorum.

Körebe: Sınırlı alanda oynanması gereken bir grup oyunudur. Oyuncular bir halka oluştururlar. Ebe olan çocuğun gözleri bir eşarpla bağlanır, halkanın ortasında kendi etrafında birkaç tur döndürülür ve oyun başlar. Körebe mekana dağılan oyunculardan birini yakalamak zorundadır. Oyuncular ebeyi sesleriyle yönlendirirler, şaşırtmacalar yaparak yakalanmamaya çalışırlar. Okumaya devam et “İlle de Oyun…”

Share

Çocuğunuzla Yapabileceğiniz 10 ‘Doğa’l Etkinlik

1. Doğa Yürüyüşüne Çıkın
Çocuğunuzla doğa yürüyüşüne çıkın. Korkmayın! Ne kadar sevdiklerine inanamayacaksınız. O gün yorulsa ve zorlansa bile, doğada olduğu günler büyüdüğü zaman aklında kalacak olan anılardan olacaktır.

Çınar ve 7. Yürüyüşünden Bir Kare

6-8 yaş aralığında çocuğunuzla kısa olarak tabir edebileceğimiz 8-10km’yi bulan doğa yürüyüşleri gerçekleştirebilirsiniz. Ancak sık sık durmaya hazırlıklı olun. Hemen olmasa bile alıştığınız zaman bu kilometreler size kısa gelmeye başlayacaktır. Şehirde parklarda yapacağınız yürüyüşlerle de çocuğunuzu alıştırabilirsiniz.

8-12 yaş aralığında ise bir çocuk standart bir 10-15km arası doğa yürüyüşünü rahatlıkla yapabilir. Hatta örneklerim bile var; mesela yaz kış demeden bize katılan Çınar. Babası her hafta sonu yürüyüşe çıkar. Ama bu sene bir değişiklik yaptı ve yürüyüşlere oğlunu da getirmeye başladı. Çınar ilk defa karda 16km yürüdüğünde benim yanımdaydı ve bu onun 5. doğa yürüyüşüydü. Otobüse ulaştığımızda yüzündeki başarma duygusunu görmenizi dilerdim: Yaptım! Hem de karda, hem de 16 km!

Ve Çınar sadece 9 yaşında…

Evet, doğada olmak çok güzel ancak bunun şakaya gelmeyeceğini de bilmemiz gerek. Bunun için malzemelerinizi sağlam tutmakta ve profesyonel bir rehberlik almanızda fayda var. Bizim bölgemiz için konuşursak, Marmara Bölgesi ve civarında günübirlik doğa yürüyüşü turları yapılmakta. Okumaya devam et “Çocuğunuzla Yapabileceğiniz 10 ‘Doğa’l Etkinlik”

Share